Tanı öncesinde, normal psikolojik tutum kanser olasılığıyla ilgili kaygılı bekleyiştir. Hastalıklı tutum ise, tanı konmadan hastalık belirtileri geliştirme veya hastalık olasılığının inkarı ve tedavide gecikmedir. Tanı sırasında şok olma, inanmama, kısmi inkar, kaygı, kızgınlık,isyan, depresif mizaçlı uyum normal tepkilerdir. Hastalığın kesin inkarı, tedaviyi reddetme, ölümün kaçınılmaz olduğu düşüncesi hastalıklı bir tutum olarak görülmektedir.
Tedavi aşamasında psikolojik tepkilerden normal olanı, cerrahi girişimin geciktirilmesi, cerrahi dışı veya alternatif tedaviler arama vücut imaj değişikliğine bağlı kayıp tepkileridir. Hastalıklı tepki ise tedavi sonrası depresyon ve uzamış elem reaksiyonlarıdır. Radyoterapide, ışın tedavisinin yan etkilerinden korkma, terk edilme korkusu, kemoterapide ilaçların yan etkilerinden korkma, vücut imajı değişiklikleri, kaygı, hafif depresif durumlar görülmektedir. Radyoterapi ve kemoterapi sonrası olacaklara karşı tepkiler hastaların devamlı tamamlayıcı ve alternatif tedavi seçenekleri aramalarına neden olmaktadır. Kanserde kişilik yapısı, cinsiyet, yaş, kültür, inanç, desteklenme ve yaşamsal organlardaki kanserlerde farklı psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Ancak tüm kanserlerde ortak tepki belirsizlik, ne olacağının bilinmemesidir. Bu belirsizliklerde korku, endişe, kaygı, aşırı duyarlılık, sinirlilik, alınganlık, kırılganlık, çaresizlik, kararsızlık ve ölüm en çok görülen belirtilerdir. Her kanserde, şok olma, inkar, hastalığın kabul edememe ilk aşamada görülen tepkilerdir. İkinci aşamada, niye ben en çok sorulan sorudur. Neden ben, nereden çıktı bu hastalık, ne suç işledim düşünceleri yoğundur. Üçüncü aşamada pazarlık başlar, benimki en kötüsü değilmiş, dördüncü aşama depresyon ve son aşama kabullenme aşaması olarak görülmektedir.
|